8 Ocak 2013 - 06:40

Buraya kadar her şey güzel; fakat gelin görün ki bu yeni sevkiyatla ilgili kafalarda bazı sorular bulunmakta:

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- ''Kış geldi. Suriye için bir ekmek, bir battaniye''  sloganıyla başlatılan ve bugünlerde tırlarla Suriye’ye gönderilen yardımların muhtevası kimse tarafından tam olarak bilinmiyor. Her ne kadar un, battaniye ve temel ihtiyaç maddelerinin Suriye’ye ulaştırıldığı ifade edilse de, organizasyonu yapan kuruluşların başında İHH’nın yer alması, yardımların muhtevasına yönelik soru işaretlerinin fazlalaşmasını sağlıyor.

İnsani yardım olduğu iddia edilen ve İHH’nın öncülüğünde gerçekleştirilen bu organizasyona yönelik şüphelerimizin temelinde, daha önce ortaya çıkan aşağıdaki kirli ilişkiler bulunmakta..

The Times gazetesi tarafından Hatay’a gelen silah yüklü Libya gemisindeki silahların, İHH tarafından Suriye İhvanı’na aktarıldığının ortaya çıkarılması..

Aralarında MANPAD’lerin de bulunduğu çok sayıda silah ve mühimmat taşıyan Libya bandıralı bir geminin hiçbir arama yapılmadan İskenderun Limanı’na girişine izin verilmesi. Daha sonra İçişleri Bakanı’nın mühimmat taşıyan bu geminin, İHH’ya ait olduğunu itiraf etmesi..

Son olarak ise, Suriye’ye giden silahların İHH Bölge Koordinatörü Muhammet Yorgancıoğlu olarak bilinen, Avrasya feribotunun kaçırılması sanıklarından Muhammet Tokcan tarafından Suriye’ye sokulduğunun iddia edilmesi, şüphelerin İHH’ya yönelmesindeki en önemli nedenleri oluşturuyor.

…………..

Bugünlerde yeni bir sevkiyat var Suriye’ye. Sloganlar yine aynı; ''Kış geldi. Suriye için bir ekmek, bir battaniye''. Ana organizatör yine aynı İHH. Bu kez işin içinde Türk Kızılayı, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ve 300 kadar sivil toplum kuruluşu da bulunuyor.

İHH organizatörlüğünde İstanbul'dan hareket eden 33 tırdan 8'i, Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan giriş yaparak Suriye'nin Esselame Sınır Kapısı'nı geçti ve tırlar yardımları dağıtmak için Suriye'nin çeşitli bölgelerine gitti.

Buraya kadar her şey güzel; fakat gelin görün ki bu yeni sevkiyatla ilgili kafalarda bazı sorular bulunmakta:

Öncelikle Libya bandıralı gemilerde de yardım malzemesi olduğu iddia ediliyordu; fakat bu gemilerde yardımlarla beraber silahların da taşındığı ortaya çıktı. Bu tırlarda da insani yardım malzemesi taşındığı iddia ediliyor. Peki bu tırların silah taşıyıp taşımadığını net olarak bilen var mı?

İkinci olarak İHH’nın Suriye’de savaşan muhaliflere olan yakınlıkları, bu tırların masum bir şekilde yardım taşıyan tırlar olmadığı şüphelerini arttırıyor. Bu tırların Suriye içerisinde muhaliflerin yardımı olmadan dolaşamayacakları biliniyorken, muhaliflere bunun karşılığında ne verildiğini bilen var mı?

Son olarak Suriye hükümetinin İHH’ya ve Türk hükümetine olan bakış açısı ortadayken, bu kuruluşların nasıl olur da Suriye’de rahatça at koşturdukları, nasıl olur da 33 tırı Suriye topraklarında gezdirdikleri işin bir başka muğlak tarafı.

Suriye’de isyancılarla güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların başladığı yaklaşık 18 ay içindeki en büyük silah sevkiyatının Türkiye üzerinden yapıldığı artık herkes tarafından bilinirken, bu sevkiyata aracı olan en önemli taşeronun da kim olduğu o kadar sır olmasa gerek…

Sözlerimizi bitirmeden sevkiyat sırasında; “Savaşabilecek her türlü hazırlık yapılmıştır. Şam'a kadar varabilecek harekat hazırlığının yapıldığını ve tamamlandığını ifade ediyorum. 3 saatte Şam’a varırız diyen” AKP milletvekili Şamil Tayyar’ın bulunmasının da gayet anlamlı olduğunu ifade etmek istiyorum.

Nuri Akçay